
İlkçağ
Domuztepe'de Neolitik'ten Demir Çağı'na uzanan yerleşimler, Hitit kral kabartmaları ve Geç Hitit kralı Asativata'nın MÖ 8. yüzyılda Karatepe'de kurduğu sınır kalesi.
Ayrıntılı oku
Aslantaş Baraj gölü altında kalan Domuztepe’nin güney ve batı yamaçlarında Neolitik, Kalkolitik, Tunç ve Demir çağlarına ait yerleşimler ortaya çıkarılmıştır. Kadirli ilçesinde bulunan Topraktepe höyük, Taşlı höyük, İspir höyük, Tırmıl höyük ve Cevdetiye beldesinde Karataşlı höyük bulunmaktadır.
Akad Kralı Sargon ( M.Ö. 2340 – 2284 ) tarihsel içerikli yazıtlarında Amanos ve Toros Dağlarına, yani Anadolu’nun güneydoğu sınırlarına geldiğinden söz eder.
Sargon’dan sonra bir başka Akad kralı olan Naramsin ( M.Ö. 2260 – 2223 ) de, yazıtlarında Anadolu sınırlarına kadar varan askeri seferler yaptığını anlatmaktadır. Boğazköy Naramsin Tabletlerinde “Sedir Ağacı (Amanos) kralı İskuppu” adı geçer.
M.Ö 3. bin yılı Mezopotamya kaynaklarında “Amanum”, Hitit imparatorluk devri tabletlerinde “Amana”, M.Ö. 4 – 7 yy. Asur yazıtların da “Hamanu”, Klasik çağ kaynaklarında “Maurun Oros”, Haçlılar devrine ait batı kaynaklarında “ Montana Migra”, İslam devri kaynaklarında ise “ Cebel’ül lukkam” olarak kaydedilen bölge; halkın Gavur dağları dediği, coğrafyacıların adlandırması ile Amanos’lardır.
Hemite kalesinin 500 m güneyindeki kayalıklara işlenmiş Kral kabartması ve Babaoğlan kalesinin 300 m. uzağındaki tepede şaha kalkmış at üzerindeki kişi ve onun karşısında dua eder vaziyetteki kişi betimlemeleri, Hitit kral kabartmalarına benzemektedir. Hitit yazılı kaynaklarında bu bölge kralları ve halkından sıklıkla söz edilir.
Geç Hitit Kent Krallarından Asativata ( M.Ö. 8 yy.) Karatepe’de bir sınır kalesi kurmuştur. M.Ö. V. ve IV yy. Anadolu’ya egemen olan Persler, Çukurova’nın doğusuna da egemendiler. M.Ö. IV. yy. sonu ve M.Ö. I yy. ortaları arasında bölgede hakim güç Seleukoslardır. M.Ö. 333’de Büyük İmparator İskender IV. Darius’u Dörtyol ovasında yenmiştir. Kaya mezarları, nekropol alanları, kalelerin bazılarının temellerindeki taş malzeme ve duvar işçiliği ile ortaya çıkan mimari öge kalıntıları Helenistik dönemde de buraların yerleşim gördüğünü gösterir.






